•  üyemiz olun
  •  şifremi unuttum
  •  ana sayfanız yapın!
  •  favorilere ekleyin!
  • GURME BAKIŞI / YAZARLAR / Zeyno Gürses / Anthony Bourdain...

  • Zeyno Gürses
  • Kozalağın İçinde Saklı Lezzet (06.02.2010)
  • Hayallerle Tatlar Tabakta Buluşunca.. (07.02.2010)
  • Campania'dan Misafir Var... (31.01.2010)
  • Sakin Şehirde Yaşama Davetiye... (30.01.2010)
  • Toplam makale sayısı: 70 Arşiv Makaleleri

    Anthony Bourdain...

    Ne zaman marjinal işler veya marjinal insanlar hakkında yazmaya kalksam dizlerimin bağı çözülür, beynimden parmaklarıma giden veri akışının arasına kalp atışlarımın kontrol edilemez çarpıntısı girer. Buraya, İstanbul’a geleceğini duyduğumda başlayan bu seri kalp atışlarım Onun hakkında yazabilmek için hafızamı zorladığımda daha da ümitsiz hale geldi. Sonunda kendimi toplayarak ve derin bir nefes alarak hayran olduğum kişiyi, büyük şef, çılgın yazar, maceracı bir gezgin, TV dehası, rock ve New York fanatiği ve bir baba olan ANTHONY BOURDAIN’i biraz anlatabilmek istiyorum.

     

    2000 yılıydı. Şaraptan puroya, gazete kritiklerinden yemek tarihine, gastronomi konusunda önüme çıkan her türlü yayını takip edebildiğim bir dönemdeydim. Kitapçıya gittiğim günlerden birinde çok satanlar listesine girmiş bir kitap dikkatimi çekti. İsmi “kitchen confidential”, yani “mutfak sırları” şeklindeydi. Kitabı elime aldığımda yazarın çok önemli bir şef olduğunu fark ettim ve kitabı soluksuz olarak okumaya başladım. Sayfaları çevirdikçe ya kahkaha krizine giriyor, ya da utancımdan kıpkırmızı oluyordum. Ertesi gün çalıştığım restoranın mutfağına girdiğimde ise okuduğum tüm manzaralar sanki bir anda film sahnesine dönüşüyordu. Elbette ben yanlız değildim. Bu kitabı okuyan sektördeki herkes kendisinin gerçek hayatında vuku bulan olayları tüm açıklığıyla ve samimi diliyle ifade edilmiş buluyordu. Kimi kendisini kitapta mevzu bahis edilen zampara aşçı yerine koyuyor, kimi şefinden zılgıt yiyen ve burnundan duman çıkan gardmanger. Tamamiyle mutfağın yer altı dünyasını anlattığı bu kitaptan hatırladığım o kadar çok anektod var ki hangi birini paylaşacağımı bilemiyorum. Mesela ilk aklıma gelen, “brunch” konusunda yazdıkları. Tamaniyle hafta boyunca talep görmediği için tüketilmeyen birçok malzemenin hayat bulduğu, akşamdan kalma aşçıların sıfırın altında konsantrasyon ile mutfakta baeyılmak üzere oldukları gibi...veya Pazartesi günleri asla balık yenilmemesi gerektiği, çünkü tedarikçilerin yeni malları ancak Salı sabahı getirebildikleri gibi...tabii mutfaktaki cinsel skandallara hiç değinmiyorum.

     

    Evet, Anthony Bourdain bu kitap sayesinde önce Amerika’da, daha sonra tüm dünyada milyonlar satarak mutfaktaki hüneri dışındaki yaratıcı dünyasını meraklılara yansıtmaya başladı. Bu kadar yetenekli ve sosyal ve yakışıklı bir adam elbette T.V avcılarından kaçmayacaktı. Sonunda Anthony Bourdain, “no reservations” adı altında bir T.V dizisi çekmeye başladı. Dünyanın her köşesini keşfederken, maceracı, cesur ve meraklı yapısına engel olamadığı için çılgın görüntüler yansıttı bir program yaptı. Programın birinde Suudi Arabistan’da yılan kovalıyor, diğerinde Tayland’da garip mahlukları ağzına atıyor. Sokak yemekleri tadıyor, en gizli saklı kalmış restoranları bulup lezzetlerini ortaya çıkarıyor. Amerika’da da program yapmasına karşın belli ki en çok başka toplumların yemek kültürlerini keşfetmek hoşuna gidiyor. Köyleri, kasabaları, şehir ve ülkeleri “no reservations” programı sayesinde gezerken nihayet yolu tanıdık bir yerlere düşmüş.

     

    Geçtiğimiz hafta Kazdağlarında bir Türkmen köyünde Sufi öğretileri alan sevgili aşçı dostum Dilara Erbay’ın AbraCadabra isimli restoranına uğramıştım ki arka arkaya bomba haberleri sıralamaya başladı. Birinci bomba New York’ta şeflik yapan, aynı zamanda www.stirthepots.com isimli blog’un yazarı Jeremy Shapiro’nun üst katta, mutfağında ekmek pişiriyor olduğuydu. İkinci bomba Jeremy’nin kısa bir süre önce birçok dünyaca ünlü şef ile röportaj yaparak blogunda yayınladığıydı. Sıkı durun, üçüncü bomba ise Anthony Bourdain’ın no reservations çekimleri için önümüzdeki günlerde Türkiye’ye geliyor haberi!

     

     

     

     

    İşte bu haberi duyar duymaz kendisine tavsiye edebileceğimiz, programına renk ve heyecan katacak yerleri kafamda düşünmeye, bir yandan da kendisi hakkında bulabileceğim tüm kaynaklara ulaşmaya karar verdim. Kokoreçler, kelle-paçalar, balık pazarı, kadınlar çarşısı, meyhaneler, esnaf lokantaları, evde yapılan yemekler, Rakılar, şaraplar ve daha kimbilir neler neler gösterebiliriz, o da tüm bunları programında kimbilir nasıl bir kurgu ile anlatır. Derken Jeremy Shapiro’nun blogundan Anthony Bourdain ile yaptığı söyleşiyi dinledim. Söyleşinin bir bölümünde Bordain, veya acaba Anthony mi desem, aşçılık mesleğinin çok davetkar bir meslek olduğundan bahsediyor. Kaçaklar, göçmenler, dil bilmeyenler, iletişim yeteneği olmayanlar, disleksi hastaları, intiharın ucundan dönmüş olanlar, rutin bir iş tutturamayanlar ve hatta gerizekalıların bile aşçılık yapabileceğini ifade ediyor. Daha da ötesi gerizekalı olan Amerikalıların yurt dışında pek populer olabileceğini de ekliyor.

     

    Önümüzdeki günlerde kendisinle tanışmayı şiddetle istediğim

     

    Anthony Bourdain’in

     

    idol olarak benimsediği aşçılar Marc Picard ve Fergus Henderson,

    En sevdiği rock yıldızı Iggy Pop,   

    Ilk calistiği restoran, Maine bölgesinde salaş ama çok yoğun bir deniz ürünleri restoranı

    Yemek kritikleri hakkında:

    Karşı değil, dürüst olmaları gerektiğini ve bedava yemek yiyenlere saygı duymadığını belirtiyor.

    Tattığı yemekler arasında en çok neye dikkat etti?

    Herşeyden önce misafir olduğunun bilinci ile herşeyi tatması gerektiğini ve tabularını unutması gerektiğini.

    Sigara hakkında:

    Kendisi de dahil birçok şefin sigara içtiğini ama yine de damağın algısını bozduğunu kabul ettiğini belirtiyor.

    Ferran Adria hakkında:

    Çok yetenekli ve yaratıcı bulmakla beraber, Adria’nın şu anda yaptığı çılgın uygulamaların çok geçmeden birçok restoranın ve şefin standart uygulamaları olacağını düşünüyor.

    Ilk aklına gelen ve yemek yemek için gitmek isteyeceği şehirler Singapur ve Barselona.

     

    Kendisi hakkında bilgi için: www.travelchannel.com/TV_shows/Anthony_Bourdain

     

     

    Sizin Yorumunuz

    Yorum bırakabilmek için web sitemize üye olmanız ve üyelik girişini gerçekleştirmiş olmanız gerekir.

  • üyemiz olun
  • şifremi unuttum

  • Restoran Adı
    Ülke
    Şehir
    Bölge
    Mutfak
    Yonca Puan
    iyiyemek TALK!tüm liste
    nurayefe

    bedaaa

    zeynosh_

    sanpay

    Web Calendar

     Previous year  Previous month February 2010  Next month. There are currently no events scheduled for this day  Next year
     Pa  Pa  Sa  Ça  Pe  Cu  Cu
     31   01   02   03   04   05   06 
     07   08   09   10   11   12   13 
     14   15   16   17   18   19   20 
     21   22   23   24   25   26   27 
     28   01   02   03   04   05   06 
     Login Etkinlik Ekle

     
    Arama fonksiyonunu kullanarak web sitemizdeki tüm içerik içerisinde arama yapabilirsiniz.
     
     
    Restoranlar
    Türkiye
    Dünya
    iyiyemek.com'da Yerinizi Alın
    Yudum Yudum
    Şarap
    Bira
    Damıtılmış İçkiler
    Kokteyller
    Yudum Yudum Haberler
    Sohbet
    Forumlar
    Bloglar
    Yarışma
    Süper Şef
    Tarifler
    Gurme Bakışı
    Yazarlar
    Yayınlar
    Haberler
    Sizin Yazdıklarınız
    İyiyemek Gezileri
    İyiyemek Gezileri
    İyiyemek Gezginleri
    Sizin Gezi Notlarınız
    Pazar Yeri
    Pazar Yeri
    Gastro Marketler
    Üretici Adayları
    İyiyemek Destekliyor
    Diğer
    Ana Sayfa
    İletişim
    Basında Biz
    Video
    İyiyemek Avcıları
    İyiyemek Davetiye
    Gizlilik Şartları
     
     
    © Copyright © 2010 iyiyemek.com. Tüm hakları saklıdır. Designed by: OrBiT